Mu Kıtası ve Efsane’nin Ardındaki gerçek

mu-uygarlaayaÇok uzun zaman öncesinden beri anlatılan bir hikaye bu aslında. Hatta o kadar eskiki, sadece kutsal kitaplarda değil, semavi dinler öncesindeki dönemlerde varolan hemen hemen tüm efsanelerde hep ondan bahsediliyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi bölgesine adım atarsanız atın, hep o var öykülerde. Dünyayı değiştiren, tanrının gazabı “Büyük Tufan” ya da diğer adıyla “Nuh Tufanı”. Tüm kutsal kitaplarda yer alan bu olayın dini açıdan anlatılışı ve yorumlanmasını bir kenara bırakırsak, gerçekten böyle büyük bir olay gerçekleşmiş olabilir mi? Gerçekten yaşanan depremler ve yer hareketleri, koskaca bir kıtanın ve orda yaşayan milyonlarca insanın okyanuslara gömülmesine yol açmış olabilir mi? İşte bu öyküden yola çıkan sayısız araştırmacı ve bilim adamı çok uzun bir süredir bu gerçeğin peşinde. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Küresel Mali Kriz ve BRICK Ülkeleri’nin Durumu

kriz1Yıllardır küreselleşme hakkında anlatılan masallardan bu aralar eskisi gibi iyi bir şekilde bahsedilmiyor. Nede olsa başımıza ne geldiyse bu küreselleşme davası yüzünden gelmedi mi? Özelliklede 2000’li yıllardan itibaren uluslar-üstü sermayenin, gelişen bilgi teknolojileri sayesinde dünya üzerindeki yolculuğunun hızlanması, yatırımlarla ve para akışıyla birlikete pek istenmesede krizlerinde kolayca yayılabilmesi sağladı. Bir önceki yaşanan en büyük ekonomik krizlerden biri olan 1998 Asya Krizi’nin bölgesel olarak kalmasının en önemli nedeni(her nekadar daha sonra Rusya ve dolaylı olarak bizide etkilemiş olsada), finans ve bilişim teknolojilerinin günümüz kadar gelişimemiş ve farklı ülkelerdeki yatırım kaynaklarının bugünkü kadar iç içe geçmemiş olmasından kaynaklanıyordu. Oysa ki bugün düşük fazile Türkiyeden alınan borç para ile Tayvan’dan mal alıp, Çin’de yatırım yapan kişi, işler kötüye gittiğinde eğer parasını geri çekerse, bu adım bahsedilen Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Anti Ütopik Bir Gelecek

geekGelişen teknoloji ve onun insanoğlu üzerindeki etkileri çok tartışılan bir konudur. Özellikle son senelerde bilgiye ulaşımın kolaylaştığı ve daha çok insanın birbirine bağlandı bir dünyada bu etkiler hemen hemen her alanda gözlenmekte. Kesin olan bir şey var ki kesinlikle 2000’ler öncesindeki dünyadan çok uzağız. İnternetin bizlere sunduğu olanaklar gerçekten inanılmaz. Bildiğimiz her şey değişime uğradı ve birde sonuna “2.0” eklendi. Ticaret, siyaset, savaş, sanat, pazarlama, iletişim ve burada sayamadığım diğerleri. Gerçekten hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Biz tüm bu değişimleri adeta bir şölen havasında kutlayıp, iphone’larımıza yeni “uygulamalar” indirirken Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Sun Bin Kayıp Savaş Sanatı

sun-binSun Tzu kadar bilinmemesi ve popüler olmamasına rağmen bazı otoriteler Sun Bin’i ondan sonra Çin’de yaşamış en büyük askeri stratej olarak nitelendiriyorlar. Uzunca seneler “Sun Bin” ismi Çin tarihinde bir efsane olarak anıldı. Özellikle Çin tarihinin en kanlı ve karışık dönemlerinden biri olan “Savaşan Devletler Döneminde” (M.Ö. 475-221) yaşamış büyük bir komutan olduğu ve “Savaş Sanatı” isminde bir kitap yazdığı bilinmekteydi fakat Han Hanedanlığın’dan sonra bu eser ortadan kaybolmuştu. Birçokları onun büyük usta Sun Tzu, yazıldığı idda edilen eserinde aslında Sun Tzu’nun Savaş Sanatı olduğunu düşündü taa ki 1972 yılına kadar. 1972’nin Nisan ayında Shandong bölgesindeki Yingue Dağı’nda bulunan eski Batı Han Hanedanlığına (M.Ö. 206 – M.S. 25) ait mezarlıklarda, binlerce senelik bambu tabletler bulundu. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Sun Tzu ve Savaş Sanatı

sun-tzu-generalGünümüzden yaklaşık 2500 yıl önce Çinli düşünür Sun Tzu tarafından kaleme alınan Savaş Sanatı adlı eser, geçmişte olduğu gibi bugünde askeri komutanların, stratejlerin ve devlet liderlerinin başvurduğu temel bir eser olmasının yanısıra farklı meslek gruplarında bir çok insanın pazarlamadan, yönetime, ekonomiden, ticarete özellikle günümüz iş dünyası ile ilgili konularda okuduğu vazgeçilmez bir kitap haline geldi. Öyleki bir çok üniversitede öğrencilere okutulduğu gibi aynı zamanda çalışanlara yönelik değişik eğitimlerde başlıca kaynak olarak gösterilmekte. Savaş Sanatını bu kadar özel ve popüler yapan sebep ise, kitapta yer alan savaş stratejilerinin aslında hayatın her alanında geçerli olan bir takım kuralları içermesi, bunların basit ve uygulanabilir olmasının yanında hangi alanda olursa olsun doğru uygulandığında kişileri başarıya götürebilmesi. Tarihteki bilinen en eski savaş stratejisi kitabının yazarı olan Sun Tzu, M.Ö. 500 dolaylarında Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Çin’in Yükselişinin Ardındaki Gerçek / Batı Neden Kaybediyor

ainPost-Kapitalist sistemin yarattığı büyük ekonomik krizi yaşadığımız şu günlerde, bir ülke var ki dünyanın diğer devletlerinden farklı olarak ekonomisine ve yönetimine duyduğu güven ile krize rağmen ekonomik olarak büyümeye devam ediyor. Eylül ayından itibaren Avrupa ve Amerika da ki gelişmiş devletlerin bir çoğunda sayısal verilerin pekde iç açıcı olduğu söylenemez. Fakat dünyanın diğer ucunda bulunan Çin için durum biraz farklı gibi. Bugünün sanayi devi, dünyanın fabrikası, bazıları için geleceğin Amerikası olarak adlandırılan Çin Halk Cumhuriyeti, inanılmaz sayıdaki iş gücü, Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Obama ve Yeni Amerikan Rüyası

obama-yeminYemin töreninde kendi halkı dışında, dünyanın geri kalanına, özellikle de müslüman ülkelere artık Amerikada bir çok şeyin değişeceğini söyleyen Barack Hussein Obama’nın konuşması, Washington’da ki Ulusal Parkta bulunan 1.5 milyona yakın insan dışında, dünyanın her yerindeki milyonlarca kişi tarafından, televizyon ve interenet’ten canlı olarak izlendi. Gerçekten etkileyici bir konuşmaydı. Özelliklede geçmişte Amerikada yaşayan siyahlara yönelik ayrımcılığı ele alan  “Bugün 60 yıl önce lokantada oturamayanların yemin ettiği gündür” sözleri,  oldukça duygu doluydu. ( Özellikle kamera yaşlı siyahi Amerikalıların yüzlerindeki derin ve geçmişin izleriyle dolu ifadelerini kadraja aldığında, bunu daha iyi hissediyorsunuz) Geriye kalan bölümleri zaten malum; seçim öncesi sözlerini tekrarladı. Amerikanın unutulan kuruluş ideallerine dönüş, sosyo-ekonomik eşitlik ve adelet Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

İnsanlık Hakkında Birkaç Şey

maymun-copyBazıları için düşünen bir hayvan, başkaları içinse tanrının suretinden yaratılmış kutsal varlık. Yada uzaylı da olsa insan insandır… Bilimsel adı Homo-spaiens yani düşünen, akıllı adam anlamına gelen, dünya adlı gezegenin en baskın türü. Diğer bir çok türden farklı olarak, daha gelişkin bir zekaya ve yoğun beyin hacmine sahip oluşu, onun doğuştan gelen fiziksel acizliğini aklı ile dengeleyebilmesine ve  yeryüzüne hakim olmasını sağladı. Evrim sürecinde neler oldu yada hangi koşullar yaşandı da, atası olan primatlardan ayrıldı kesin olarak bugün halen bilinmiyor ama bir gerçek varki insan ağaçtan indiğinden beri çok şey değişti. Zaman içersinde ellerini daha rahat kullanabilmesi, boş kalan bu uzuv ile çeşitli beceriler ve zeka gerektiren faaliyetler geliştirmesine yardımcı oldu. Sonrası zaten çok hızlı gelişti… Önce taştan basit aletlerle başlayan serüven, bugün doğduğu gezegenin atmosferinden ayrılmasına yarayacak çeşitli araçlar yapmasına kadar vardı. İnsanlık serüveni işte hem bu kadar kısa, hemde aslında hiçbir zaman baştan sona anlatılamayacak kadar uzun. Ama özet olarak şöyle diyebiliriz herhalde; insanoğlu her geçen dakika evrim yolunda ilerlemeye devam ediyor ve gelişiyor. Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

U-234 Hitler’in Son Denizaltısı

uboatNazilerin atom bombası çalışmalarıyla ilgili makaleleri incelerken yaşanan ilginç bir olay dikkatimi çekti. II.Dünya Savaşı sırasında hem Amerikalılar (Manhattan Projesi) hemde Almanlar (Uranverein – Uranyum Kulübü) atom bombası projesi yürütmekteydiler. Bu konuda Amerikalılar kendi Manhattan Projelerinde, Almanların Uranverein Projesine göre daha hızlı ilerleme kaydediyorlardı. Bunun asıl nedeni, savaş ve zaman ilerledikçe Almanların ağır su ve uranyum zenginleştirme tesislerinin daha fazla bombardımana mağruz kalmasıydı. Ayrıca teknolojik olarak Almanların bazı üstünlükleri olsada, kaynak açısından oldukça sıkıntı çekiyorlar ve kaybettiklerinin yerine yenisini koyamıyorlardı fakat Amerikalıların bu türden sorunları yoktu bu yüzden atom bombasını ilk onlar ürettiler.
1945 Nisan ayına gelindiğinde Almanya kaçınılmaz sona Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail

Iron Sky

iron-skyÖnceki yazımda Iron Sky (Demir Gökyüzü) filminin çıkış noktası ve öykünün asıl kaynağı olan Nazi-UFO  komplo teorileri ile ilgili bir şeyler yazmıştım, merak edenler bakabilirler. Burada daha çok filmin kendisine ait bir şeyler anlatacağım. Kısaca hikayeyi özetlemek gerekirse; II. Dünya Savaşının sonlarına doğru Hans Kammeler adındaki bir SS bilim adamı, anti-yer çekimi teknolojisinde büyük bir buluş gerçekleştirir ve Almanların Uçan Diskler yada diğer bir değişle UFO’lar üretebilmesinin kapılarını açar. Fakat savaş nerdeyse bitmek üzeredir. Nazi Almanyası tüm cephelerde büyük yenilgilere uğrayarak geri çekilmekte ve kaçınılmaz sonun gelmesini beklemektedir. Savaşın bitmesine yakın belirli bir sayıdaki sayıdaki Nazi önderi, Okumaya devam et

Facebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmailFacebooktwittergoogle_plusredditlinkedintumblrmail